Bir keresinde Ankara yolunda, saat gece on birde, sağ arka lastiğim patladı. Patlamadan yaklaşık kırk kilometre önce direksiyonda hafif bir titreşim hissetmiştim ama "yol bozuk herhalde" deyip geçmiştim. O gece bagajdan kriko çıkarırken kendi kendime söylendiğim şey şuydu: araç bana söylemişti, ben dinlememiştim. O günden sonra lastiklere bakışım tamamen değişti.
İyi haber şu: lastik nadiren habersiz patlar. Neredeyse her zaman öncesinde bir şeyler anlatır. Yeter ki nasıl dinleyeceğinizi bilin. Aşağıda kendi başınıza, özel alet gerektirmeden yapabileceğiniz kontrolleri sırasıyla anlatıyorum.
İşe temel listeyle başlayalım. Bunların bir tanesi bile varsa ciddiye alın:
Araç soğukken hava basıncını ölçün. Ben bunu ayda bir, benzin alırken yapıyorum. Doğru değeri şoför kapısının iç kenarındaki etikette bulursunuz; lastiğin yan yüzündeki rakam basınç değeri değil, maksimum sınırdır, oradan bakmayın. Aracı 10-15 dakika sürüp de ölçerseniz hava ısınıp genleşir, değer yanıltıcı çıkar. Bir lastik sürekli 0,3-0,4 bar düşüyorsa orada bir sorun vardır; sabun köpüğüyle yavaş kaçak aramak gerekir.
Yanakları elinizle tarayın. Gözle bakmak yetmez. Avucunuzu lastiğin yanağına koyup yavaşça çevirin. Parmak ucunuza gelen sert bir tümsek, balon gibi bir kabarma varsa o lastiği daha fazla kullanmayın. Bu şişkinlik, iç karkas iplerinin kopmuş ve yalnızca kauçuğun basıncı taşıyor olması demektir. Kaldırım taşına sert bindikten sonra en sık gördüğüm hasar tipidir ve haber vermeden gider.
Diş derinliğine bakın. Yasal alt sınır 1,6 mm'dir ve lastiklerin kanal içinde küçük çıkıntılar halinde aşınma göstergeleri bulunur. Diş yüzeyi bu çıkıntılarla aynı seviyeye geldiyse süre dolmuş demektir. Elinizde ölçüm aleti yoksa bozuk paranın kenarını kanala sokup gözle kıyaslayın; en azından fikir verir.
Aşınmanın şeklini okuyun. Bu iş biraz dedektiflik. Sadece iki kenarı aşınmışsa lastik uzun süre havasız kullanılmıştır. Ortası aşınmışsa fazla şişirilmiştir. Tek kenar aşınmışsa rot-balans, yani ön düzen ayarı bozuktur. Testere dişi gibi basamaklı aşınma varsa amortisör ya da rotil oynuyordur. Bunlar tek başına patlama sebebi değildir ama lastiğin bir bölgesini aşırı yorup zayıf nokta oluşturur.
Yabancı cisim arayın. Aracı yarım tur ileri alıp yere değen kısmı da kontrol edin, insanlar hep bunu atlar. Saplanmış vida, çivi, cam parçası bulursanız çıkarmayın. O cisim aynı zamanda tıpa görevi görüyordur; çektiğiniz anda lastik hızla iner. Öylece lastikçiye gidin.
Sesi ve titreşimi hangi hızda geldiğine göre ayırt edin. 80-100 km/s civarında başlayıp artan direksiyon titremesi genelde ön balans kaçığıdır. Koltuktan gelen, arkadan hissedilen titreme arka lastikleri işaret eder. Hızla birlikte tonu değişen uğultu ise çoğu zaman rulman sesidir, ama düzensiz aşınmış lastik de aynı sesi verir. Ayırmanın basit yolu: boş bir yolda hafifçe sağa sola yalpalayın, ses yön değiştirdikçe azalıp artıyorsa rulman şüphesi öne çıkar.
Üretim tarihine bakın. Yanaktaki DOT kodunun sonundaki dört rakam haftayı ve yılı verir. "2419" ifadesi 2019'un 24. haftası demektir. Dişi hiç bitmemiş olsa bile yıllar geçtikçe kauçuk sertleşir, esnekliğini kaybeder. Yanaklarda ince örümcek ağı çatlakları görüyorsanız o lastik yaşlanmıştır.
Yükü ve mevsimi hesaba katın. Tatile dolu bagaj ve beş kişiyle çıkacaksanız basıncı üretici tablosundaki yüklü değere çıkarın. Sıcak asfaltta, havası düşük ve aşırı yüklü bir lastik defalarca ezilip açılırken içeriden ısınır; patlamaların büyük kısmı tam olarak böyle olur.