Bir kış sabahı, işe geç kalmış bir halde kontağı çevirdiğimde duyduğum o cılız "tık tık" sesini hiç unutmuyorum. Aracın hiçbir sorunu yoktu; sadece akü ölmüştü. Üstelik iki hafta öncesinden bana işaret vermişti: marş biraz ağır dönüyordu, farlar rölantide hafif kısılıyordu. O gün şunu öğrendim: araba aküsü bakımı, motor yağı değişimi kadar rutin bir iş olmalı. Aşağıda kendi arabamda düzenli olarak uyguladığım kontrol adımlarını, kullandığım basit aletleri ve yaptığım hataları anlatıyorum.
Akü içinde sülfürik asit var ve şarj sırasında hidrojen gazı açığa çıkarıyor. Bu yüzden ben hiçbir zaman akünün başında sigara içmem, alev yaklaştırmam. Elimin altında şunlar bulunur:
Motoru kapatın, kontağı çekin ve el frenini çekin. Akü üstüne asla anahtar, tornavida gibi metal bir alet bırakmayın; artı ve eksi kutbu birleştirirse kıvılcım ve patlama riski var.
Kaputu açıp aküyü tepeden inceliyorum. Kasada şişkinlik, çatlak veya sızıntı izi varsa o akü artık bitmiştir; temizlemekle kurtarılmaz. Üst yüzeyde nemli, yağımsı bir tabaka varsa bu genelde buharlaşan elektrolitin ve tozun karışımıdır, hem akım kaçırır hem de terminalleri hızla paslandırır.
Terminali elimle tutup hafifçe oynatırım. Kıpırdıyorsa, aracın titreşimiyle temas kesilip elektronikte tuhaf arızalara yol açabilir. Somunu aşırı zorlamadan, kelepçe dönmeyecek kadar sıkarım. Kurşun yumuşak bir metal; fazla sıkma kutbu ezer.
Önce eksi (−) kutbu sökülür, sonra artı. Takarken tam tersi: önce artı, sonra eksi. Bu sıraya uyduğunuzda anahtar kasaya değse bile kısa devre olmaz. Bu konuyu detaylı anlatan akü terminali ve topraklama temizliği rehberi de sitede duruyor; özellikle şasi topraklama kablosunun temizliği çoğu kişinin atladığı bir nokta.
Bir bardak ılık suya bir tatlı kaşığı karbonat karıştırıp diş fırçasıyla kutuplara sürüyorum. Köpürme durduğunda asit nötralize olmuş demektir. Ardından tel fırçayla kutupları parlak metal görünene kadar ovuyor, temiz suyla durulayıp kuru bezle iyice kurutuyorum. Su kesinlikle akü kapaklarının içine kaçmamalı.
Multimetreyi DC volt kademesine alıp kırmızı ucu artıya, siyahı eksiye değdiriyorum. Araç en az bir saat dinlenmiş olmalı.
| Ölçülen voltaj | Anlamı |
|---|---|
| 12,6 V ve üzeri | Tam dolu |
| 12,4 V | Yaklaşık %75, izlemeye değer |
| 12,2 V | Yarı dolu, şarj gerekiyor |
| 12,0 V ve altı | Derin deşarj, kalıcı hasar riski |
Sonra motoru çalıştırıp tekrar ölçüyorum: 13,7–14,7 V arası görüyorsam şarj dinamosu görevini yapıyor demektir. 13 V'un altı ya da 15 V'un üstü değerlerde sorun akü değil, şarj sisteminde olabilir.
Kapakları sökülebilen akülerde plakaların üzerini yaklaşık 1 cm örtecek kadar sıvı olmalı. Eksikse sadece saf su eklerim; çeşme suyundaki mineraller plakaları öldürür. Kapalı tip ("bakım gerektirmez") akülerde bu adım yok, kapakları zorlamayın.
Kutuplara ince bir tabaka terminal gresi ya da vazelin sürüyorum. Kelepçeyi taktıktan sonra sürmek daha doğru; temas yüzeyinin arasına gres girmesin. Son olarak akünün yerinde sabit durup durmadığını, bağlantı braketinin sıkı olduğunu kontrol ediyorum.
Ben ayda